No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

GÜNEŞ ALTINDA DİRENİŞÇİLER

Berlin, 20.10.2012

Protestmarsch der Flüchtlinge von Würzburg nach Berlin

Bu sabah Berlin'de güneşli ve güzel bir hava var. Bu gün Cumartesi. Cumartesi günleri Almanyalılar genelde geç saatlere kadar uyurlar. Hafta içi yoğun çalışmayla geçer ve hafta sonları, Cuma gününden başlayarak eylence ve dinlenme içinde geçer. Dün akşam toplantıdan çıkıp sokaklarda yürürken, cadde kenarlarına birikmiş sohbet eden, dans eden, ellerinde bira şişeleriyle öbek öbek birikmiş insanları gördük.

Berlin'in her yeri aynı mıdır bilmiyorum ama şu anda bizim direniş çadırlarının bulunduğu Kreuzberg, İstanbul'a çok benziyor. Zaten buradaki iş yerleri, cafeler genelde Türkiyelilerin elinde. Almanya'nın diğer kentlerinin bir çoğunda sokakları tertemiz görürsünüz ama Kreuzberg'de böyle bir manzaraya pek rastlayamazsınız. Burada yerlerde uçuşan izmaritlere ve kağıt parçalarına her zaman rastlarsınız. Köprünün yanıbaşına kurulmuş bir pazar var. İstanbul'un mahalle pazarlarına benziyor. Burada da tezgahtaki ürünlerini satmak için bağıran insanları görürsünüz. Bu pazar haftada iki kere kuruluyor. Salı ve Cuma günleri bu pazardan çok sayıda insan alışveriş yaparlar. Bu pazardaki ürünler hem ucuz ve hem de taze olduğu için insanlar buradan alışveriş yapmayı tercih ediyorlar.

Berlin direniş çadırlarında kaldığımız süre içinde, burada ikamet eden Almanyalıların evlerinde bazen konaklıyoruz. Almanya'da yaşayan insanların yaşam standartları dışardan göründüğü kadar yüksek değil. En azından her kes için böyle değil diyebiliriz. Biraz Türkçe de bilen bir Alman'ın evinde konakladım. Bir oda, bir mutfak ve tuvaletten oluşan bir evde yaşıyor. O ve onun gibi bir yığın insan çok düşük bir gelirle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Günlük yaşamda en az harcamayla yaşamını sürdürmek içn planlamalar yapmak zorunda kalıyor bu insanlar. Alışveriş yaparken en ucuz nerede ürün bulabileceğini hesaplamak zorundalar. Batı toplumunun yalnızlık içinde geçen yaşamlarını burada gözlemleyebilirsiniz. Bu yalnızlıktan kurtulmak isteyen insanlar sosyalleşmek için göçmenlerle irtibat kuruyorlar, onların mekanlarına gidip geliyorlar. Özellikle Kreuzberg'te eskiden beri yerleşmiş olan Türkiyelilerin sayısı fazla olduğu için, burada yaşayan Almanlar'dan Türkçeyi bir şekilde konuşan insanların sayısı oldukça fazla. Türkiyelilere özgü kültürel alışkanlıkları ve ya yeme içme alışkanlıklarını yakından biliyorlar.

Kreuzberg'te çok sayıda dernek ve kurumlar var. Durgunluk ve entegrasyon Avrupa'daki genel bir özellik olsa da Berlin'de diğer şehirlere göre biraz daha hareketli bir ortam bulmanız mümkündür.

Bugünkü toplantımızı saat 11'de yapmayı kararlaştırmıştık. Ama bugün Cumartesi ve Almanyalılar genelde hafta sonları erken kalkmazlar. Tahmin ettiğimiz gibi, toplantıya belirlediğimiz saatte başlayamadık. Bir saatlik bir gecikmeyle toplantımıza birazdan başlayacağız. Bu normal bir durum, hava güneşli ve insanların dinlenmeye intiyacçları var.

Toplantımız başlamak üzereyken, mutfakta çalışan ve uzun süreden beridir bizimle birlikte direniş yapan Alman bir arkadaş benden Türkisch model pirinç pilavının tarifini istedi. Biraz zorlandım ve ona pirinç pilavının tarifini yapmaya çalıştım.

Şimdi yeni bir durum içindeyiz ve biz bu yeni durumla ilgili olarak yeni bir yazı kaleme alacağız. Taleplerimizi ve neler yapmak istediğimizi yeniden kamuoyuna açıklayacağız. Zaten okumakta olduğunuz bu günülük yazılarda aslında kişi ismi bildirmeden, kendi içimizde yaşadığımız tüm sorunları ve çözüm modellerini açıkça paylaşıyoruz. Mücadelemiz meşru bir mücadeledir ve biz sorunlarımızı gizleyerek değil, açıklayarak çözebileceğimize inanıyoruz.

En baştan belirlemiş olduğumuz 3 ana talebi yeniden yazılı olarak kamuoyuna açıklayacağız. Diğer yandan ikinci bir direniş kampı kuran arkadaşlarımızla paralel bir mücadele yürüteceğiz. Aslında ikinci bir mekanın açılmış olması tamamıyla negatif bir durum olarak tarif edilemez. Yalnıcza bu bir yeni durum oluşturmuş oldu. Belki de mücadele tarihi içinde yeni bir model oluşmuş olacak. Bunun nasıl olacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Bizim merkezi olarak yapmış olduğumuz direniş çadırlarının dışında başka şehirlerde de direniş çadırları var. Onlarla sürekli irtibat içinde direnişimizi sürdüreceğiz. Mülteci kamplarında yaşayan ve henüz buraya gelme imkanını bulmamış arkadaşlarımızı haberdar etmeye devam edeceğiz. Diğer yandan Almanya kamuoyuna, yaptığımız şeyi daha net bir şekilde açıklayacağız.

Eylem planlarımız içinde işgal, resmi kurumların önüne yürüyüş düzenlemek gibi madellerimiz var. Şimdi öncelikli olarak iki şeyi yapmamız gerekir. Birincisi buraya daha fazla mülteci getirebilmek, ikincisi de Alman kamuoyuna yaptıklarımızı net ve muğlaklığa yer olmadan açıklayabilmek. Çünkü bizim adımıza hareket eden bir çok internet grubu kendi öznel yorumlarıyla direnişimizi yansıtıyorlar. Bu nedenele kamuoyunun bizimle ilgili bilgileri direk bizdan almalarını sağlayacak daha etkin yöntemler geliştirmeye ihtiyacımız var.

Toplantımızda bizi Almanya'daki göçmen organizasyonları ile yeterli ilişki kurmamakla eleştirdiler. Aslında onlarla bağlantı kurmamak gibi tavrımız yok. Ama bu kurumların bir çoğu devletle çalışan kurumlar ve devlet tarafından finanse edilen kurumlar. Ama bize destek vermek isteyen ve bu konularda bir şeyler yapmak isteyenlere kimse engel olmuyor. Her kes elinden geleni yapabilir.

Bizim direnişimiz yalnızca mültecilerle sınırlı bir direniş değil. Şu anda Yunanistan Syntagma meydanında sürmekete olan ve iki kişinin öldüğü eylemlerle ya da Portekiz'de parlemonto karşısında eylem yapanlarla, İspanya'da direniş yapanlarla bizim mücadelemiz bir paralellik oluşturuyor. Biz de bulunduğumuz coğrafyadan bu genel mücadeleye bir model ve deneyim sunmaya aday bir hareketiz. Şu anda Polonya'da 60 kişinin sürdürdüğü açlık grevi eylemiyle dayanışmak için biz bir büyük pankart yazdık ve direniş çadırlarımızın olduğu yere astık. Ayrıca Türkiye hapishanelerinde politik tutsakların sürdürmekte olduğu ve kritik bir aşamada bulunan açlık grevi ile dayanışmak için de bir pankart yazacağız, aynı zamanda onlarla pratik dayanışma içine gireceğiz.

Şu anda Berlin'deyiz ve burada çeşitli konu ve gündemlerle ilgili eylemler gerçekleşiyor. Biz bunlarla sürekli irtibat halinde bulunacağız ve onların çeşitli gündemlerle düzenlemiş oldukları eylemlere de kendi pankartlarımızla katılıp taleplerimzi gündeme getirebiliriz. Yarın Berlin'de Türkiye hapishanelereinde 10 bin politik tutsağın yapmış olduğu ve 40'lı günlere dayanmış olan açlık grevleriyle dayanışmak için bir eylem gerçekleşitirilecek. Bu eylemin ilanı bize iletildi ve biz şimdi bu eyleme nasıl katılacağımızı ya da katılıp katılmayacağımızı tartışacağız.

Burada bulunduğumuz süre boyunca çeşitli kültürel etkinlikler de yapıyoruz. Belki bu kültürel etkinlikleri daha düzenli bir şekilde yapabiliriz. İçimizde çeşitli müzik aletlerini kullanan insanlar var. Kendiliğinden olarak müzik ve diğer kültürel işler icra ediyoruz.

Burada bulunan, özellikle Almanyalı mücadele arkadaşlarımızın anti faşist özellikleri oldukça yüksek noktada. Ayrıca değişik kültür ve eğilimlere karşı saygı gösterilmesi noktasında oldukça duyarlılıkları var. Bizim içimizdeki her kes politik değil. Dolayısıyla gündelik yaşamda, insanların hassas oldukları konularda bazen yanlış davranışlarda bulunanlar olabiliyor.

Toplantımızda ilginç konuşmalar oluyor. Bir Nikaragualı arkadaş devrimle ilgili görüşlerini dile getirdi. Onunla yürüyüş sırasında tanışmıştık ve o, üniversitelerle de ilişki kurmamız gerektiğini önerdi.

Hareketimiz homojen bir hareket değil. İnsanların kafalarında din, ulus, cins ayrımı gözeten alışkanlık ve ön yargılar var. Bunları tamamen ortadan kaldırmak kısa bir sürede mümkün değildir. Bazen bu konularda insanlar arasında çelişkiler ve dargınlıklar ortaya çıkabiliyor. Bu tip durumlarla karşılaştığımız zaman ve yakın ilişkide bulunduğumuz insanlara şimdiye kadar üretilmiş olan en enternasyonal medot olan Marksizm üzerine okumalarını öneriyorum. Marksizm konusunda da insanların kafaları oldukça karışık. Hem yaşanmış sosyalizm denemelerinin bıraktığı ulusçu ve diğer olumsuz örnekler Avrupa'da oldukça tepkisel bir reflekse dönüşmüş. Ama bizim mücadele içinde geçirdiğimiz zaman içinde insanların kafalarındaki çeşitli ön yargıların yavaş yavaş kırılmakta olduğunu görebiliyoruz.

Şimdi çalışma gruplarını kurmaya başlıyoruz. Çeşitli işleri yürütmesi için komiteler oluşturuyoruz. Mülteci kamplarıyla ilgili işleri yürütecek, medya ile ilişkileri yürütecek. diğer kesimlerle diyalog ve ilişkileri yürütecek çeşitli gruplar kuracağız. Gruplarda yer almak isteyenlerin adlarını yazacağız ve grubun nasıl çalışacağı üzerine bilgilendirmeler yapacağız. Bu komiteler kendi arasında toplanatılar yapacak ve işlerini yapacaklar.

Mülteci kamplarıyla ilişkileri yürütmesi için kuracağımız komitede değişik dilleri bilen insanların yer almasına dikkat ediyoruz. Kamplarda bulunan insanlara birileri bilgi aktarmadığı sürece bu direnişten pek haberdar olamıyorlar. Çünkü mülteci kamplarında kalan insanlar gerçek bir izolasyon sistemi içinde yaşıyorlar. Bir yandan sistemin gerçekleştirdiği izolasyon var bir yandan da buralardaki insanların politik bilince ihtiyacı var. Dünya gündemini takip edecek girişimlerde bulunmaları gerekir. Mülteci kamplarıyla ilişkileri yürütecek olan insanlar, bu kampların önünde ve içinde bildiriler dağıtacaklar. Oradaki insanların dillerinden anlayan arkadaşlarımız onlarla sohbetler gerçekleştirecekler.

Geçtiğimiz günlerde buradaki bir mülteci kampına ırkçı saldırı olmuştu. Bu olaylardan sonra, söz konusu kampa otobüslerin gitmesi yasaklanmış durumda. Önümüzdeki pazartesi günü bu kamptaki mülteci arkadaşlar bir cadde işgali yapacaklar. Biz de buradan giderek onlarla birlikte cadde işgali yapmayı düşünüyoruz.

Yarın eylem komitesiyle, mülteci kampları komitesi bir buluşma gerçekleştirecek. Bu buluşmada ırkçı saldırıya uğrayan mülteci kampının önündeki işgal eylemini nasıl gerçekleştireceğimizi konuşacağız.

Eylem komitesi de hangi eylemleri ve nerelerde yapacağımızla ilgili faaliyetleri yürütecek. Resmi kurumları tespit edecek ve bu noktalar üzerinde yapacağımız eylemleri örgütleyecek. Aynı zamanda eylem grubu diğer lager grubuyla da koordine içinde çalışacaktır.

Çalışma komitelerini hemen hemen oluşturduk. Sayıları eksik olan komitelerden bazılarına ek elemanlar yerleşti. Bilgilendirme çadırından bu komitelerin görev alanıyla ilgil bilgi almak isteyenler bu komitelere yönlendirilecekler ve gereekli işlemler bu komiteler aracılığıyla sürdürülecek.

20.10.2012
Turgay Ulu
Berlin

Local group: 
Language: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
31
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate