You are here

BERLİN'DEKİ BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜN HAZIRLIKLARI

Berlin, 10.10.2012

Refugee March to Berlin, Germany, 3-6/10/2012

Bugün Berlin çadırlarındaki direnişimizin 5. günündeyiz. Schönefel/Waßmansdorf mülteci kampına saldırı yapanların faşistler olduğunu öğrendik. O kampta kalan ve direnişimizde yer alan arkadaş, bize bu konudaki gözlem ve bilgileri getirdi. Berlin'de bulunan bu mülteci kampının camlarını kırmışlar ve içerdeki odalara girerek odaları dağıtmışlar. Olaydan etkilenen bir kadın mülteci, kısmi felç geçirmiş ve bir elini kullanamıyormuş. Şimdi bu kampa gitimesi için gazetecilerden oluşan bir ekip görevlendireceğiz ve mülteci kampındaki yetkililer delilleri ortadan kaldırmadan durumla ilgli fotoğraflar çekeceğiz, aynı zamanda bu saldırı ile ilgili tanıkları dinleyip bir rapor hazırlayacağız.

Şu anda bizim toplantımız devam ederken, direniş çadırlarımızın bulunduğu alana radyo ve televizyonlardan ekipler geldi. Wassmansdorf kampında kalan arkadaşımızı toplantı çadırının dışına gönderdik ve o, bir tercüman aracılığıyla faşistlerin saldırısı hakkında açıklamalar yapacak.

13 Ekim'de gerçekleştireceğimiz büyük yürüyüşle ilgili hazırlık çalışmalarına devam ediyoruz. Bizimle birlikte yürümek istediklerini bildiren ACCUPY, I Love Kotti ve Antikapitalist gruplarla bir kaç defa görüşme yaptık. Mülteciler içinde bir kesimde, bizimle birlikte yürümek isteyen bu grupları kabul etmek noktasında bazı tereddütler vardı. Bir kaç gündür gerçekleştirdiğimiz uzun toplantılarda bu arkadaşları ikna etmek için uğraşıyoruz. Bizimle yürümek isteyen gruplar da zaten kendi sloganlarını öne çıkartmayacaklaraını bildirdiler. Son olarak beni telefonla aradıklarında kendilerinin slogan ve pankart dayatmasında bulunmayacaklarını ifade ettiler. Onlar bizim çadırlara yakın bir noktadan başlayarak, bizim çadırların bulunduğu alana gelecekler ve burada kendi pankartlarını toplayacaklar, direk bizim kortejimize katılarak yürüyüşe devam edecekler. Onların pankartları içinde "internationale solidaritet", "dünya ekononik krizi" ile ilgili pankartlar olacak.

Birlikte yürümek için kafalarında tereddütleri olan arkadaşları da hemen hemen ikna etmiş bulunuyoruz. Ekonomist ve pragmatist bakış açısına sahip olan bazı arkadaşlarımız, mültecilerin yaşadıkları sorunların kapitalist sistemden kaynaklandığını anlayamıyorlar. Onlar yalnızca kendilerinin pasaport almasını sorun olarak görüyorlar. Oysa kapitalist sistemin kriz içinde bulunduğu bu koşullarda posaportu olan ya da olmayanları aynı dışlama ve sömürü sistemine tabi tuttuklarının farkında değiller. Ancak bizim toplantılarımız aynı zamanda bir eğitim çalışması özelliği taşıyor. Her kes tartışılan konu ile ilgili fikir yürütme ve söz söyleme hakkına sahiptir. Her kes kendisini bu işin sahibi ve sürdürücüsü olarak hissetmesi gerekir. Yalnızca bir kaç kişinin konuşup fikir yürüttüğü ve geriye kalan çoğunluğun yalnızca izleyici olduğu toplantı yöntemleri insanların gelişmesini sağlamıyor, yalnızca bir biat kültürü oluşturuyor. Bizler, en alttaki barbarlar olarak bu konudaki kalıpları da kırıyoruz. Hem devletlerin bize dayattıkları izolasyon ve sınırları kırıyoruz, hem de direniş hareketlerinin bürokratik ve şefçi kültürlerine saldırılar düzenleyerek kırıyoruz. Bürokratik ve fiili sınırları barbar beynimiz ve fiziki gücümüzle paramparça ediyoruz. Bu parçalama içinden yeni bir kültürel alt yapı oluşacaktır. Saatlerce süren toplantılarımızda nice kendini entelektüel sanan aristokrat aydın takımına taş çıkartacak taktik ve stratejik tartışmalar yapıyoruz. O hijyenik aydın takımı ki gelip bizim ayaklarımnızdaki yaraları görmeden, yürüdüğümüz sokaklardaki zorlukları görmeden barbarların devrimci gücünü asla algılayamacaktır.

Cumartesi günü yapacağımız yürüyüşle ilgili geri dönüş yolunu da tartışoyruz şu anda. Çünkü yaklaşık 7 km yürüyeceğiz. Geriye ya yürüyerek döneceğiz ya da topluca tanvaya binecek ve bilet almadan geleceğiz. Henüz hangi yöntemi iizleyeceğimiz konusunda kesinleşmiş bir karar vermedik. Tartışmalarımız devam ediyor. Bir mola vermek iyi gelecek. Çümü dışırda felaket bir yağmur başladı ve içinde bulunduğumuz çadırı dövüyor yağmur damlaları. Yağmurun sunduğu bu senfoni sesi içinde birsirimizi duymak zor oluyor. Em iyisi bir mola verip yağmurun şarkısını dinlemek.

Dün akşam gerçekleştirdiğimiz toplantı sırasında bir bilgi ulaştı bize. Berlin'deki bir cafe ya da ona benzer bir yerde bizim için bir konser düzenlenecek ve buradan toplanan paralar bize verilecek. Ancak bu kurum daha önce siyahları ve Kürtleri içeri almıyormuş. Böyle bir kurumun para yardımını kabul etmek uygun görünmüyor. Henüz bu konu ile ilgili kesin bir karar almadık ama konuyu tartışmaya aldık. Konu üzerine gerekli tartışmayı yaptıktan sonra görüşümüzü o kuruma ileteceğiz. Irkçı uygulamalar yapan bu kurumun teklifini kabul etmek, bizim anti kapitalist ve anti faşist içerikli olan direnişimizn ruhuna aykırıdır. Özgürlük yürüyüşümüz boyunca bu tip şeylere rastladık. Buraya kadar yürüyüşümüze leke sürmelerine izin vermedik, bundan sonra da buna dikkat etmemiz gerekir.

Cumartesi günü yapacağımız yürüyüşle ilgili hazırlıkları her ekip kendi görevleri çerçevesinde örgütlemeye uğraşıyor. Aksiyon grubu teknik hazırlıkları yapmak için sık sık toplantılar düzenliyor. Biz de ayrıca bir irtibat komitesi kurduk. İrtibat komitesi olarak, yürüyüşe katılmak ve bizimle ortaklaşmak isteyen gruplarla gerekli görüşmeleri ve diyalogları gerçekleştiriyoruz.

Evet biraz önce antikapitalist gruplar adına bir kalabalık ekip geldi ve biz de irtibat komitesi olarak, bir araya geldik. Antikapitalistlerin temsilcileri bizim taleplerimize destek verdiklerini söylüyorlar. Onlar kendi kostümlerini giyeceklerini ve bizim bulunduğumuz Oranien Platz'a kadar geleceklerini, Oranien Platz'dan sonra bizim yürüyüşe ayak uyduracaklarını söylüyorlar. Bizden bir istekleri var. Kendilerini ifade etmek iistiyorlar. Parlementonun önünde konuşmak istiyorlar ve bu konuşmalarını da mültecilerin sorunları ve kapitalist ekonomik krizle bağlantılı olarak ele alacaklarını söylüyorlar.

Global Yankı grubu, kendilerinin bu akşam tekrar toplanacağını ve bize görüşlerini ileteceklerini söylüyorlar. Biz onlara homojen bir grup olmadığımızı ve bu eylemde mültecilerin somut bir kaç talebinin öne çıkartılmasını istiyoruz. Çünkü bizim içimizdeki bazı mülteciler kendi taleplerini araka planda kalabileceğinden kaygılanıyor.

Son toplantıdan sonra önümüzdeki eyleme katılmak isteyen gruplarla anlaştık. Cumartesi günü yapacağımız eylemi hep birlikte yapacağız. Bu bizim için önemli çünkü Berlin'deki ilk büyük eylemimiz olacak. Eğer biz taleplerimizi güçlü bir tarzda haykırabilirsek bundan sonraki eylemlerimizde toplumun geniş kesimlerini ve Avrupa çaapındaki muhalefet hareketini dinamize edebiliriz.

Bu akşam daraltılmış mülteci toplantısında önümüzdeki süreçte nasıl bir eylem taktiği izleyebileceğimizi ve taleplerimizde bir değişiklik yapıp yapmayacağımızı tartışıyoruz. Bizim başından beri ana maddeler halinde dile getirdiğimiz 3 temel talebimiz var. İadelerin durdurulması, seyehat yasağının kaldırılması ve mülteci kamplarının kapatılması. Bunlara ek olarak dil kursu ve çalışma izni maddelerinin eklenmesi önerildi. Bundan başka bir arkadaş da insan olmak gibi bir tek kelimeyle talebimizin dile getirilmesini önerdi. Genel kanı olarak taleplerimizin yerinde olduğu öne çıktı. Bunlara alt madde olarak, kurs ve çalışma hakkı verilmesi alt madde olarak eklenmesi öne çıkmış bulunuyor. Taleplerimizin ne olduğuna dair tartışmanın hemen hemen sonuna doğru gelmiş bulunuyoruz. Bu madde üzerine tartışmayı bitirdikten sonra önümüzdeki süreç içinde hangi eylem yöntemlerini uygulayacağımızı tartışacağız. Bir arkadaş Fronteks uygulamasının kaldtırılmasını da taleplerimiz içine katmayı önerdi. Fronteks uygulaması uluslararası çapta göçe karşı bir savaş anlamına geliyor. İnsanlar uluslararası sınırlarda avlanıyorlar.

Pasaport talebi eklenip eklenmemesini de tartışıyoruz. Bir kısım arkadaş pasaport talebini eklemek gerektiğini savundu. Bir kısım arkadaş olarak da pasaport talebinin geri bir talep olduğunu düşündük. Çünkü burdaki sınırlı sayıdaki insanın pasaport almasıyla sorunlar bitmeyecektir. Üç temel talebin politik talepler olduğunu düşünüyoruz ve bunları kaldırabilirsek diğer engeller kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

10.10.2012
Turgay Ulu
Berlin

Language: