Skip to main content
Home

Main navigation

  • english
  • deutsch
  • francais
  • فارسی
  • türkçe
  • Home
User account menu
  • Log in
contact us | Berlin | Bielefeld | Bremen | Hamburg | Jena | Wuppertal
Find out what's going on in Berlin, Bremen, Göttingen, Hamburg, Jena, NRW, Nürnberg, Bramsche-Hesepe

Breadcrumb

  1. Home

DÜN AÇLIK GREVİ DİRENİŞİYLE DAYANIŞMA BU GÜN RESMİ KURUM ÖNÜNDE EYLEM

By kandolo, 18 November, 2012

8.11.2012

Türkiye hapishanelerinde bu gün 58. günde olan açlık grevi dirnişiyle ilgili olarak her gün bilgilendirme eylemi yapmaya başladık. Pazar günü gerçekleşecek olan genel yürüyüşe kadar her gün bir eylem olacak. Dün Berlin'de böyle bir eylem gerçekleştirdik. Toplanma yeri Coti idi. Coti ismini ilk duyduğumda Kürtçe bir isim olduğunu düşünmüştüm. Ama Coti bu bölgenin isminin kısaltılmış haliymiş. Cotburss isminin kısaltılmasıymış. Bu semtte çok sayıda Türkiyeli oturuyor. Kafe, dönerci gibi işyerlirinin de çoğu Türkiyelilere ait. Coti'de bir meydanda toplanacaktık. Akşam üzeri Coti'ye çok yakın olan direniş çadırlarımızdan bayraklarımızı aldık ve burada bulunan arkadaşlarla birlikte Coti'ye doğru yürümeye başladık. Biz Coti'ye vardığımızda polis orada toplanmış olan kitleyi sokağın öbür tarafına doğru gönderiyordu. Merkezi ve kalabalık bir yerde uzuk bir yere doğru gönderdiler. Biz yeni toplanma yerine kadar bayraklarımızla beraber yürüdük. Mikrofondan Türkçe ve Almanca olarak Türkiye hapishanelerinde sürmekte olan açlık grevleriple ilgili konuşmalar yapıldı. Biz de direniş çadırlarımız adına konuştuk. Konuşmamızda, izolasyon sisiteminin yalnızca hapishanelere özgü bir uygulama olmadığını açıkladık. Gelen kitle sayısı fazla değildi. Bizim direniş çadırında siyah, sarı insan tiplemeleri ve bayraklarımzın farklılığı dikkat çekiyordu.

Hapishanelerde sürmekte olan açlık grevi dienişiyle ilgili yaptığımız dayanışma eyleminden dönerken, burda bulunan bir kitapçıda almamızı istedikleri kitaplarımız vardı onları almak için gittik. Daha önce bir kaç kez uğrumıştık ama arkadaşı yerinde bulamamıştık. Bu gün denk geldi. Bir koli kitap ve dergileri getirdi. Direnişimizle ilgili olarak ayak üstü sohbet ettik biraz. Daha sonra direniş çadırlarımıza uğrayacaklarını söylediler. Kitap ve dirgilerimizi direniş çadırlarımıza getirdik. Kitap ve dirgileri gördüğümde hapishame günlerini hatırladım. Sorun Polemik, Anadolu Aleviliği Ve Solin Politikası, Resmi Tarih Polemikleri, Sanat Cephesi gibi kitap ve dergileri hapishanede sürekli okuyup yazıyordum. Berlin'de bir direniş çadırında bunlarla karşılaşmak güzel bir sürpriz oldu. Çadırda bulunan değişik ülkelereden arkadaşlar kitaplara merakla baktılar ama Türkçe olduğu için bir şey anlamadılar. Ama beni tanıdıkları için en azından konusunun ne olduğu üzerine doğru tahminler yürüttüler. Kitap kolisini bir naylon poşetle sardık çünkü çadırlarımız bazen su alıyor ve kitapların harap olma ihtimali var.

Dün akşam bir Alman arkadaşın evine konuk oldum. Ev büyük bir evdi. Bu arkadaş buranın devrimcilerindendi. Evde bir kaç kişi komün biçiminde yaşıyorlar. Devrimci müzikler dinledik. Evdeki elektronik eşyalar eski model eşyalardı. Orta büyüklükte bir kitaplığı vardı ve bir kaç tane tatlı kedieri vardı. Direniş çadırlarımızda etli yemek pek olmuyor diye arkadaş et almış ve birlikte et, patates ve mantardan oluşan bir yemek yapıp yedik. Lezzetli bir ziyafet oldu. Üstüne banyo da iyi geldi. Aylardır sokakta yaşıyor olmamız insanların ilgisini çekiyor. Hepsi değil ama bazı insanlar sokaklarda yaşamanın zorluklarını tahmin edebiliyorlar ve bize saygı duyuyorda. Bize yardımcaı olmak için kendiler düşünüp bir şeyler yapıyorlar.

Bu sabah önceden belirlediğimiz şekilde saat on civarlarında direniş çadırlarımızın bulunduğu Oranien Platz'da buluştuk. Taleplerimizi yeniden güncelleyerek kaleme aldıağımız bildirimizin Türkçe versiyonunun çıkşı alnımamıştı, bir arkadaşla Coti'de bulunan bir kafeteryada yazıyı düzenledik ve fotokopicide çoğalttık. Yüz adet bildiri için on euro aldılar bizden, bir kaç euro indirim yapmış oldular.

Bayrak, pankart ve bildirilerimizi alarak yola çıktık. Artık alışkanlık haline geldi. Polisten herhangi bir izin almadan yürümeye başlıyoruz. Biraz uzun bir mesafede olan mülteci işlemlerinin yapıldığı Turm Strasse'deki resmi binanın önüne kadar gittik. Tranvay istasyonuna ve indikten sonra da resmi binanın önüne kadar bayraklarımız açılı olarak yürüdük. Sloganlar attık. Polis bize yetiştiğinde biz zaten eylem noktasına varmıştık. Eylem noktasında pankartlarımızı yerlere serdik. Büyük megafonu açtık. Megafondan Çav Bella marşını değişik dillerde çaldık.

Eylem yaptığımız yerin yakınlarında bir mülteci kampının olduğunu öğrendik. Burada Romanlar tutuluyormuş. İki bayan arkadaş bildirilerimizden alarak bu kampa gittiler. Ama kapıda bulunan görevli izin alınmadan buraya girilemeyeceğini söyledi. Bir süre sonra iki kadın görevli gelerek arkadaşların dışarı çıkması için baskı yaptılar. Arkadaşlarla Romanların görüşmesini engellediler ve hemen polise haber verdiler. Arkadaşlarımız Romanlarla görüşemeden geri döndüler. Buralarda polise ihbar etmek bir gelenek biçiminde işliyor. Polise ihbar etmek, iyi vatandaş olarak görülmenin ölçütü olmuş durumda.

Bir kaç saat resmi binanın önündeki caddede eylemimizi yaptıktan sonra geri dönmek için yola çıktık. Gene aynı şekilde üzerinde 10 dilde "özgürlük" yazan sarı bayrağımız ve üstünde yumruk resmi bulunan kırmızı bayrağımız açılı bir şekilde Oranien Platz'a kadar geledik. Tren istansyonlarında bildirilerimizi dağıttık. Trende rastladığım bir grup genç kıza bildirilerimizden uzattım. Genç kızlar aralarında Türkçe konuşuyorlardı. Bildiriden almak istemediler. Daha sonra "bu ne" diye sordular. Bildiriyi uzatarak "okuma zahmetine katlan ne olduğunu anlayacaksın" dedim. Biraz baktılar bildiriye. Ama pek bir ilgili değillerdi. Bu kadar cahilleştirilmiş bir kuşak, kendi yaşamı dışındaki hayatlara karşı vurdum duymaz bir tutum içindeler.

Bu akşam tekrar cezaevlerindeki açlık grevi direnişiyle dayanışma eylemi için toplanma noktasına önceden geldik. Bilgi alıp bayraklarımızla dünkü gibi gelecektik. Ancak toplanma noktasına geldiğimizde bir kaç kişi dışında kimsenin olmadığını gördük. Bilrdiriler basıp getirmişler ama kimse gelmemiş. Bu nedenle basın açıklaması gerçekleştirilmedi. Sadece bildiriler dağıtıldı. Bu manzara buradaki solcuların hali pür melalini ortaya koyuyor işte. Buralardaki politik aktiviteler genelde boş zamanı varsa ve yapacak başka bir şeyi yoksa, canı da boşluk ve hiçlikten sıkılmışsa yapılan bir iş olarak algılanıyor.

Dün buranın federal parlementosunda bizim direnişimizdeki taleplerimiz ele alındı. Her parti kendi görüşlerini ifade eden konuşmalar yaptı. Sol parti zaten bizim taleplerimizin haklı olduğunu başından beri söylüyordu. Ancak hler parti bu konuyla ilgli somut hiç bir işten bahsetmediler. Yalnızca söz söylediler. Zaten parlemento da bu konuyla ilgili olarak biz yürüyüş yolundayken de bir şeyler söylüyorlardı. Bu sözlerin hiç bir anlam ve önemi bulunmuyor.

Berlin Oranien Platz'daki direnişimiz sürüyor. Havalar soğudu ama bu bizim direnişimizi olumsuz bir biçimde fazla etkilemedi. Direnmek isteyen insanlar gene geliyorlar ve bizim çadırlarımızda nöbet ve diğer işleri yapıyorlar. Buranın göçmen solcularının yukardan baktığı ve küçümsediği antifalar ve diğer duyarlı hümanist insanlar direnişe pratik omuz vermek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.

Cezaevlerindeki açlık grevleriyle dayanışmak için biz direnişçilerimiz adına bir basın bildirisi yazacağız ve bu bildiri bazı gazete ve televizyonlardan yayınlanacak.

Birazdan bir toplantıya gideceğiz. Gelecek yıl için Berlin'de No Border (sınırlara hayır) kampı yapılacak. Bu kampla ilgili olarak gerçekleştirilecek toplantıya biz davet edildik. Bu kamp hazırlığı ile ilgli olarak görüş alışverişinde bulunacağız.

8.11.2012
Turgay Ulu
Berlin

activity
Tent Action 2012
Local group
Berlin

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Secondary menu

  • Help
  • Impressum

10-Jähriges Jubiläum der Karawane

Sammlung aller texte zum 10 jährigen Jubiläum der Karawane all texts of the 10-years anniversairy of the CARAVAN for the rights of refugees and migrants