You are here

Özgürlük İstiyoruz! - KAMPANYA ÇAĞRISI

Kampagnenaufruf in deutsch, Campaign Call in english

Kampanya Dosyası- İçindekiler: 1."Özgürlük İstiyoruz!” Kampanya Çağrısı, 2. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’nun (TDGP) konuya ilişkin açıklaması, 3. Atılım Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek ve Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu’nun cezaevinden gönderdikleri mektubu, 4. Atılım Gazetesi Editörü Alp Altinors’ün uluslararası dayanışma çağrısı, 5. Müdafi avukatların konuya ilişkin açıklaması, 6. Atılım Gazetesi hakkında bilgi ve Atılım’la dayanışmada bulunan aydın ve yazarların listesi, 7. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Platformu), 8. Limter-İş Sendikası hakkında bilgi, 9. Tekstil-Sen hakkında bilgi, 10. BEKSAV hakkında bilgi, 11. Aydınlar ve Kültür merkezlerinden BEKSAV ile dayanışma bildirgesi, 12. Özgür Radyo hakkında bilgi, 13. Emekçi Kadınlar Derneği (EKD) hakkında bilgi, 14. Sosyalist Gençlik Derneği (SGD) hakkında bilgi, 15. Tutuklananlar ve konuldukları cezaevleri adres listesi, 16. İmza Kampanyası metni.
Kampanya internet sitesi www.wewantfreedom.org

Türkiye’deki Devlet Terörünü Durduralım!

Türkiye, bir yandan AB’ye girmek için demokratikleşmekte olduğunu iddia ederken, diğer taraftan uygulamalarda ülkede tam bir devlet terörü estirmektedir. Demokratik kurumlar basılmakta, çalışanları tutuklanmakta, yürüyüşlere, mitinglere saldırarak katliamlar gerçekleştirilmekte, çocuklar dahi sokak ortalarında kurşunlanmaktadır. İnsan Hakları Derneği’ne işkence nedeniyle başvuranların sayısında artış gözlenmektedir. Askeri faşist cunta ve olağanüstü hal dönemlerini aratmayan uygulamalar devreye sokulmuş durumdadır.
Son aylarda, demokratik kitle örgütlerinin, insan hakları savunucularının, aydınların, sendikaların, işçi ve emekçilerin muhalefetine rağmen Haziran ayında çıkarılan ve demokratik kamuoyu tarafından Toplumla Mücadele yasası olarak görülen TMY’ye dayanılarak demokratik haklara ve kurumlara karşı devlet terörü arttırılmış bulunuyor.
Ağustos ayı başında Özgür Gündem gazetesi 15 gün, Özgür Halk dergisi 1 ay yayın durdurma cezası aldı.
12 Ağustos günü Adana’da Fevzi Abik isimli 16 yaşındaki genç sokak ortasında polis tarafından kurşunlanarak katledilirken, 5 Eylül’de Batman’da 8 yaşındaki Mizgin Özbek, yanındaki iki kişi ile birlikte jandarmanın açtığı ateş sonucu yargısız infaz kurbanı oldu
Lübnan’a asker gönderilmesine karşı 6 Eylül günü Ankara’da protesto eylemi yapan işgal ve tezkere karşıtlarına polis gaz bombaları ve panzerlerle saldırdı, gözaltına aldığı 61 kişiden 18'ni tutukladı.
8-12 Eylül tarihlerinde çeşitli illerde gerçekleştirilen ev baskınları ve sokak ortasında yapılan gözaltılarda 23 gazeteci, yazar ve sosyalist kimlikleriyle tanınan muhalif tutuklandı. Aralarında, Ezilenlerin Sosyalist Alternatifi: Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek, Genel Yayın Koodinatörü Sedat Şenoğlu, yazarları Ziya Ulusoy ve Bayram Namaz, Özgür Radyo Koordinatörü Füsun Erdoğan ve kamuoyunun yakından tanıdığı devrimci, sosyalist kişiler bulunmakta. Bu saldırıları 14 Eylül’de haber yapan Atılım gazetesi, yeni TMY'nin 6. maddesine dayanılarak kapatıldı.
12 Eylül günü devlete bağlı kontrgerilla güçleri Diyarbakır’da 7’si çocuk 10 kişiyi katlederek, Kürt halkının barış çağrılarına bir kez daha katliamla cevap verdi.
Özgür Halk ve Genç Bakış dergilerinin İstanbul Aksaray ve Taksim'de bulunan büroları 13 Eylül tarihinde polis tarafından basıldı, bürolar talan edildi, dergilerin imtiyaz sahibi Suat Kolca ve dört çalışanı tutuklanarak cezaevine kondu.
Türk devletinin ilericilere, demokratlara, solculara ve sosyalistlere karşı tutuklama operasyonu yaygınlaştı. 21 Eylül’de Atılım gazetesinin İstanbul merkez bürosu ve Türkiye’deki tüm il büroları, Atılım gazetesinin yayına hazırlandığı Güneş Ajans, Dayanışma gazetesi, Özgür Radyo’nun bürosu (Kadıköy), Bilim Estetik, Eğitim ve Kültür Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Sanat ve Hayat Dergisi Büroları, Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) İstanbul Taksim ve tüm şehirlerdeki büroları, emekçi semtlerindeki güzelleştirme dernekleri, Emekçi Kadınlar Derneği (EKD) ve tüm şubeleri, Tekstil-Sen genel merkezi ve şubeleri, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyesi Limter-İş sendikası, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve tüm şehirlerdeki üye dernekleri ve birçok devrimcinin evi özel timler tarafından basıldı.
Baskınlar ve sokak ortasında insan avı ve kaçırmalar, ilerleyen günlerde de devam etti ve halen sürmektedir.
Baskınlar sonucunda yaklaşık 130 gazeteci, radyocu sendikacı, kadın aktivisti, gençlik mücadelesi aktivisti gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 45’i tutuklandı. Tutuklananlar arasında Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Cem Dinç ve Genel Sekreteri Zafer Tektaş, Tekstil-Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter ve Genel Sekreteri Sevim Kaptan Ölçmez, Özgür Radyo Haber Müdürü Halil Dinç ve radyo çalışanı Sinan Gerçek, İstanbul Emekçi Kadınlar Derneği Başkanı Çiçek Otlu, İstanbul ESP Temsilcisi Figen Yüksekdağ, Dayanışma Gazetesi editörü Emin Orhan, Atılım Gazetesi yazarı Hasan Coşar ve çalışanları Özge Kelekçi, Mehmet Güzel, Serdal Işık da bulunuyor. Böylece saldırılarda tutuklananların toplam sayısı 68’i buldu. Türkiye’de tutuklu gazetecilerin sayısı 25’e yükseldi.
Saldırılara gerekçe yapılan dosya üzerinde 6 ay gizlilik kararı bulunmakta ve ne tutuklananlar, ne basılan kurumlar, ne avukatlar ve ne de kamuoyu bu konuda bilgilendirilmektedir.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin 07.10.2006’da ‘’Düşünceye Özgürlük’’ talebiyle gerçekleştirmek istediği sesiz yürüyüşe dahi polis engel oldu. İHD Başkanı Hürriyet Şener polise “Siz bizim anayasal hakkımızı çiğniyorsunuz, yürüyüşümüzü yapacağız” deyince polisten şu cevabı aldı: “Evet, sizin anayasal hakkınızı çiğniyoruz ve yürütmeyeceğiz”.
Saldırılara karşı gerek baskına uğrayan kurumlar, gerekse de diğer sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasal partiler, aydın ve yazarlar çeşitli biçimlerde TMY’ye ve gözaltı terörüne karşı mücadeleyi yükseltti. Saldırıya uluslararası alandan da tepkiler gitgide büyüyor
Gerek saldırıya uğrayan kurumlar ve gerekse de demokratik kişi ve kurumların vardığı ve bizimde paylaştığımız ortak nokta, son dönemde Türkiye ve K. Kürdistan’da tam bir devlet terörünün ve olağanüstü koşulların yaratıldığıdır.
Bu saldırılarla sosyalist ve muhalif basın susturulmaya, hakları için mücadele eden sendikacıların, işçi ve emekçilerin, gençlerin, kadınların sesi kısılmaya çalışılmaktadır. Yeni TMY aracılığıyla Türk devleti, adeta tüm topluma savaş açmış, kurumlarda, evlerde, sokaklarda insan avına çıkmıştır. Basın özgürlüğü, eylem özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü ayaklar altına alınmakta, gazeteciler, yazarlar cezaevine konulmaktadır. Kürt ulusunun özgürlük ve barış çağrıları şiddetle yanıtlanmaktadır.
Bu dosyamızda, devlet terörünün vardığı noktayı sizlere aktaran birçok belge bulacaksınız. Basın özgürlüğü, eylem özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü ayaklar altına alınmakta olduğu bir ülkenin gazetecileri, yazarları, aydınları, insan hakları savunucuları ve muhalifleri bir araya gelmiş, ortak bir karşı koyuş göstermektedirler.
Türkiye ve K. Kürdistan’daki demokratik kurum ve kişilerle uluslararası alanda dayanışmayı büyütmek hedefiyle tüm demokratik kişi ve kurumları dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Türk Hükümetinin, anti-demokratik uygulamalarını protesto etmenizi ve tutuklananların bir an önce serbest bırakılmasını talep etmenizi, tutuklananların mahkemelerine gidecek olan gözlemci heyet içinde yer almanızı bekliyoruz.

Language: 
Campaign: