No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

YENİ KATILIMLARLA DİRENİŞE DEVAM

3.12.2012

Dün gece Brandenburg Tor'da altarnatif etkinlik yapıp döndükten sonra, Oranienplatz'daki direniş çadırlarımıza yeni mülteci arkadaşların geldiğini öğrendik. Almanya'da bulunan değişik mülteci kamplarından on kişi geldi. Çoğunluğu Afrikalı arkadaşlardan oluşuyor.

Bu sabah, yeni gelen mülteci arkadaşlarla bir tanışma toplantısı yaptık. Onlara direnişimizle ilgili bilgiler verdik. Onlar da kendilerini tanıttılar. Direnişimiz zamana yayılan bir özellik taşıyor. Direniş devam ettikçe kararsız kalan insanlar ya da korkan insanlar, bu kararsızlık ve korkularını yenerek direnişimize katılım sağlıyorlar.

Parlementonun bize olan ilgisi de devam ediyor. Parlemento çatısı altında çalışma yürüten çeşitli insan hakları kuruluşları ya da sol partiler de bizim taleplerimizle ilgili girişimlerde bulunuyorlar. Ancak parlemento bir tiyotro alanı olduğu için bizim direnişimizin esas güvencesi kendi gücümüz ve birliğimizdir. Eğer biz daha fazla mülteciyi bu mücadeleye katabilirsek ve direnişimizi dünya çapına yayabilirsek, parlementonun ayak oyularına karşı o kadar tedbirli oluruz. Aksi taktirde parlemento bizim mücadelemizi sulandıran bir rol oynamaya devam edecektir.

Bu sabah, yeni gelen mülteci arkadaşlarla tanışma toplantısı yaptığımız sırada parlementoda çalışmalar yapan bir kadın geldi ve bizim taleplerimizi parlementoda yapılan bir toplantıya taşımak istediğini söyledi, bu konuda bizim fikirlerimizin ne olduğunu sordu. Aslında bizim taleplerimizin neler olduğu biliniyor. Defalarca bu taleplerimizi yazdık, çeşitli medya organlarında bu taleplerin neler olduğu yer aldı. Bir ay yürüdük ve aylardır da direnişimize devam ediyoruz. Artık bu saatten sonra bizim taleplerimizin ne olduğunu sormak komik bir durumdur. "Talepleriniz nedir, ne istiyorsunuz vb." gibi sorular artık anlamsız sorulardır. Taleplerimiz de belli, direnişimizin nasıl sürdüğü de bellidir. Taleplerimizi dile getirmek isteyenler ya da mücadelemize katılmak isteyenler için bilinmeyen bir durum yoktur. Gelirler direnişimize katılırlar.

Bizim direniş çadırlarımızın bulunduğu Berlin Oranienplatz'a ikiyiz metre uzaklıkta bulunan Moristplatz'a yeni bir mülteci kampı yapılıyor. Parlemento, bizim taleplerimiz içinde bulunan mülteci kamplarının kapatılması bir yana tam tersine yeni mülteci kampları inşa ediyorlar. Eğer parlemento çatısı altında insan hakları mücadelesi verenler varsa bu türden hapishane özelliği taşıyan mülteci kamplarının açılmaması için girişimde bulunmalıdırlar. Ama parlementoya bizim taleplerimizi iletme iddiasıyla gelen temsilcilerin burunlarının dibindeki bu olup bitenleri bilmedikleri ortaya çıktı.

Moritzplatz'da yapılan yeni mülteci kampının inşası bir firma tarafından yürütülüyor. Bu şirketin yolsuzluk yaptığına dair de kamuoyunda çeşitli rahatsızlıklar oldu. Berlinlilerin bu şirkete karşı belli bir tepkisi de var zaten.

Parlementerler hep bizim yemek ve tuvalet sorunlarımızla ilgilenmek istiyorlar. Biz de ısrarla taleplerimizin özgürlük ve saygınlık olduğunu vurguluyoruz. Biz direnişimizi bu güne kadar halkın desteğiyle yürüttük ve bundan sonra da öyle yürüteceğiz. Parlemento ve bu parlementoda insan hakları mücadelesi verdiklerini iddia edenler, Almanya'daki ırkçı yasa ve uygulamaların parlemento tarafından çıkartılmış olduğunu bilmiyorlar mı?

Mülteci ve göçmenler sadece Oranienplatz'da yaşayan bizlerden ibaret değildir. Almanya'da yüzbinlerce mülteci var. Sadece Oranienplatz'da bulunan bizlerin kişisel ihtiyaçlarını karşılamakla özgürlük ve saygınlık önündeki engeller kalkmış olmuyor. Mülteci politikası bir bütündür. Yasalar, mülteci kampları ve ırkçı uygulamalar bu bütünlüklü politikanın bir parçasıdır. Bütün bunları birbirinden bağımsız olarak ele alırsak o zaman sistemi görmemiş oluruz.

Bazı eyaletlerde residenzpflisch uygulaması kaldırıldı. Geçtiğimiz ay Essen eyaletinde kaldırılmıştı, şimdi yeni olarak da Erfurt'ta residenzpflisch kaldırıldı. Ama bunlar özgürlüklerimizin önündeki engellerin kaldırılması için hiç bir şey değildir. Sorunu parçalardan ele aldığımız zaman kapitalist izolasyon sistemini görmemiş oluruz.

Parlementodan gelmiş tipler insana hiç samimi gelmiyorlar. Biz politik taleplerimizi tekrarladıkça onlar insan hakları deyip duruyorlar. İnsan haklarını da sadece yeme, yatma, tuvalet gibi şeylerle ifade ediyorlar. Sınır koyan ırkçı yasa ve uygulamaları pek tartışmak istemiyorlar. Direnişimizi politik taleplerinden arındırmak istiyorlar. Gerçekleştirdiğimiz özgürlük yürüyüşünü ve devam eden direnişimizi bir kaç insan hakları lakırtısıyla geçiştirmek istiyorlar. Üstelik bu parlentoya aracılık edenler ısrarla kendilerinin politikacı olmadıklarını söylüyorlar.

Yarın parlementoda bir toplantı olacakmış ve bu toplantının konusu biz mülteciler olacakmışız. Parlementoya bizim taleplerimizi taşımak istediğini söyleyen kişi, bizim direnişimiz adına bir kişinin bu toplantıda konuşmasını sağlayabileceğini söylüyor.

Berlin'de sürekli yağmur yağıyor ve arada bir de kar yağıyor. Havalar iyice soğudu. Artık yaktığımız soba ve tüpler yeterli olmuyor. Çadırlarımızın bulunduğu alan toprak olduğu için yerler sürekli çamur oluyor. Çamurdan kurtulmak için yürüme yollarına tahtalar döşedik, bu tahtaların üzerinden yürüyerek gündelik akışı sürdürüyoruz. Ilıman havalarda direniş yerimize uğramayan bürokratlaşmış küçük burjuva solcuları böyle havalarda yakından bile geçmiyorlar. Bize verilen teknik ve diğer destekler gene antifalardan geliyor. Bir de burada yaşayan yerli Alman halkından geliyor. Solcular sıcak derneklerinden ve cafelerden dışarı çıkmıyorlar. Uzaktan akıl vermekten de hiç vaz geçmiyorlar.

Bu gün Berlin'den gelmiş olan bir radyo bizimle bir röportaj yaptı. Almanca bilmediğimizi söyledik ama onlar Almanca konuşmamızda ısrarcı oldular, biz de onlara Almanca olarak bildiğimiz bir kaç kelime ile direnişimizi ve taleplerimizi anlatmaya çalıştık. Anlayabilmişlerse anlamışlardır, bunda anlaşılmayacak bir şey yok zaten.

3.12.2012
Turgay Ulu
Berlin

Local group: 
Language: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
31
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate