No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

SORUN POLEMİK VE ÇÖZÜM YÖNTEMİ ARAYIŞLARI

Berlin, 21.10.2012

Özgürlük yürüyüşümüzün Berlin durağındaki direnişimiz devam ediyor. Ancak bu aralar epeyce sıkıntılı günler geçiriyoruz. Daha önceki yazılarda, kişi isimleri vermeden ortamımızda yaşanan çelişkileri ve görüş farklılıklarını açık bir şeklide dile getirmiştik. Sorunlarımızı henüz çözebilmiş değiliz. Üstelik tartışma ve çözüm arayışlarımızda karşılıklı görüşlerin dile getirilmesindeki yöntemsizlik politik olmayan bir görünüm oluşturuyor.

Açlık grevine hemen başlamayı düşünen arkadaşların şu anda direniş çadırlarımızın bulunduğu alanı fiili olarak terkedip gitmeleri buradaki insanların bir çoğunda bir tepkiselliğe yol açtı. Birbirilerini uzun süre öncesinden tanıyan, aynı dili kullanan arkadaşlar aralarında sert ve politik olmayan argümanlarla tartışmalar yaptılar. Bu durum kısmen fiili durum da ortaya çıkardı ve direniş kampımızı merakla izleyen destek güçlerimiz üzerinde olumsuz bir etki yarattı.

Hiç bir direniş hareketi sorunsuz olmamıştır. Şimdi bizi ağır bir görev bekliyor. Dişimizle, tırnağımızla, patlayan ayaklarımız ve özgürleştirdiğimiz kafamızla buraya kadar taşımayı başardığımız direnişimiz şimdi sekteye uğrama riskiyle karşı karşıya.

Bu krizi çözmek zorunluluğuyla karşı karşıyayız. Direnişimizin yaratmış olduğu dinamiği ve politik etkiyi kişilerin kaprislerine kurban edemeyiz. Kriz yönetimini ve çözüm yöntemini bulmak zorundayız.

Öncelikle bir çözüm yöntemi üzerinde anlaşmamız gerekir. Tartışma ve polemikleri yürütürken kullandığımız dil ve üslubu politik bir içeriğe kavuşturabilirsek biz bu krizli durumu atlatma şansını yakalarız.

Bu yazılarda, sorunların politik içeriğinin ne olduğu yansıtılıyor ki gelecek zamanlarda yaşanacak direniş hareketleri için çok yönlü bir deneyim oluşturmuş olalım. Ancak kişilerin gündelik yaşam içinde birbirilerine karşı davranışlarında politik olmayan sürtüşmeler de yaşanmaktadır. Çelişkiler ön plana çıktığı zaman insanların içlerinde yetiştikleri kültür ve yaşam alışkanlıkları da öne çıkıyor. Çelişkilerin nispeten eylemle arka plana itildiği dönemlerde insanlar daha fazla politikleşme eğilimi taşıyorlar ve insanlarda bir sınıfsal bakış açısı oluşuyor. Ancak çelişkiler içe yöneldiği zaman aynı sınıftan ve aynı taraftan olma durumunda arızalar ortaya çıkıyor.

İki taktiğin ortaya çıkması ve arkadaşlarımızın bir kısmının fiili olarak direniş çadırlarının olduğu yerden başka bir yere gitmiş olmaları, iletişim ve genel işlerin yapılmasında bir kopukluğa yol açtı. Bunun ardından tek tek insanların birbiriyle basit gündelik işleyiş içinde sataşmalar yaşaması, ortamımızda bir moral bozukluğuna yol açıyor.

Bizler özgürlük yürüyüşümüzle, içinde bulunduğumuz ortamı sarsan bir etki yarattık. Kapitalist izolasyona karşı olan bütün renkleri bir araya getirip, hem kitlesel hem de dinamik ve militan bir hareket yarattık. Geldiğimiz noktada iki taktik farklılık ortaya çıktı. Bu durum belli sorunlar yaratmış olsa da biz bu iki taktiksel mücadele yöntemini, bütünlüklü bir hareket olarak yürütebiliriz.

Bundan sornaki günlerimizde yeni bir modeli denemiş olacağız. Kapitalist izolasyona karşı iki taktik arkasında tek bir güçle mücadele yürütmeyi deneyeceğiz. Bunu nasıl yapacağımız noktasında henüz pratik bir yöntem önerisi üzerinden konuşmuş değiliz. Ancak önümüzdeki günlerde ya da haftalarda bu sorun bizim karşımıza pratik adımlar için karar almak zorunda kalacağız.

Berlin Orenien Platz'daki direniş çadırlarımıza bir eylem ilanı geldi. Bu ilana göre; Türkiye hapishanelerinde şu anda 10 bin kişi açlık grevinin 40. günündeler. Açlık grevi, hapishanelerde süren izolasyon uygulamalarına karşı ve Kürt güçlerine karşı gerçekleştirilen operasyon ve katliamlara karşı yapılan bir eylemdir. Açlık grevine giden insanlar arasında milletvekilleri de var. Ayrıca Avrupa'da da izolasyona karşı eylemler epey bir zamandan beri sürüyordu. Bu gün de Berlin'de Aleksandrapaltz'da gerçekleşen protesto yürüyüşüne biz de direniş çadırlarımızı temsilen katıldık. Elimizde gene 10 dilde yazılmış olan "özgürlük" bayrağımızı aldık ve tşörtümüzde bulunan özgürlük yürüyüşümüzün amblemini ifade eden simge ve sloganlarımazla katıldık. Megefondan, direniş çadırları adına bir konuşma yapmak için bize de söz verdiler ve biz de izolasyona karşı yürüttüğümüz mücadelenin ortak olduğunu vurgulayan bir konuşma yaptık.

İzolasyona karşı gerçekleştirilen yürüyüş gene parlementonun önüne doğruydu. Bu yol güzergahı üzerinde üniversite ve müzeler vardı. Yürüyüş boyunca sohbet ettiğimiz arkadaş geçtiğimiz bu güzeergah üzerinde bulunan yerlerle ilgili bilgiler verdi. Bu güzergahta bulunan üniversitenin girişinde Marks'ın bir sözü yazılıymış. "Asıl olan dünyayı tahlil etmek değil, onu değiştirmektir" biçiminde Marks'ın 11. tezinde dile getirdiği tespit bu üniversitenin girişine koyulmuş. Berlin doğu Almanya'da olduğu için buradaki eski sistemi ifade eden simge ve isimler var.

İzolasyona karşı gerçekleştirilen eylem bittikten sonra, bizim direniş çadırlarımıza yakın bir yerde yeni bir devrimci derneğin açıldığını öğrendik ve onlara bir ziyarette bulunduk. Derneğin önünde saz çalıp türkü söyleyen insanlar vardı. Yöresel yemekler yapmışlardı, bize yemek ve çay ikram ettiler. Bizim direniş çaadırlarından haberleri varmış. Daha önce de alanımıza gelmişler ve bizi bulamamışlar. Bizimle görüşmek istediklerini ve destek vermek istediklerini söylediler. Ne yapabileceklerine dair bize sorular sormak istediklerini söylediler. Biz de her zaman çadırlarda arkadaşlarımızın olduğunu ve bu konuda destekte bulunmak isteyen her kesle görüşme ve eylem birliği yapabileceğimizi onlara söyledik.

Dünkü ve bugünkü Junge Weld (Genç Dünya) adlı günük bir sol gazetede bizim özgürlük direnişimizle ilgili orta sayfada geniş bir haber çıkmıştı. Bizim fotoğraflarımızla birlikte bizim yürüyüşümüzü, röportajlar sırasında söylediğimiz bir sözden yola çıkarak haberleştirmişler. Bu gazete bizim yürüyüş haberimizi "onurun yürüyüşü" başlığıyla vermişler.

Açlık grevi taktiğini hayata geçirmek isteyen arkadaşlarımız henüz eyleme başlamadılar. Hazırlık çalışmaları sürüyor. Bir kaç gün içinde eylem başlayacak. Şimdilik açlık grevi çadırının nereye kurulacağı üzerine araştırmalar devam ediyor. Bir kaç altırnatif mekan var. Bunlardan uygun olan bir mekan seçilecek ve oraya eylem çadırı kurulacak.

Berlin direniş çadırlarımızda direnişimizi devam ettirdikçe doğal olarak buradaki diğer devrimci güçlerle ilişkilerimiz gelişiyor. Önümüzdeki günlerde Suriye'de olası savaşı portesto etmek için bir yürüyüş gerçekleşitirilecekmiş. Bu haeri bize de ilettiler ve biz kendi aramızda bunu görüşeceğiz. Daha sonra eyleme katılıp katılmayacağımızı ya da nasıl katılacağımızı bildireceğiz.

Bizim direniş çadırlarımızdaki işlerimiz oldukça yoğun oluyor. Ama gene de Berlin'de gerçekleşen yürüyüş, seminer gibi etkinliklere katılmaya çalışıyoruz. Direnişimiz giderek başka güçlerle buluşmaya ve genişlemeye devam ediyor. Eylemlere devam ettikçe etki alanımız genişlemeye devam edecektir.

21.10.2012
Turgay Ulu
Berlin

Local group: 
Language: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
31
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate