No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

İŞGALİN YARGILAMASI

Berlin, 19.10.2012

Protestmarsch der Flüchtlinge von Würzburg nach Berlin

Berlin’deki Nijerya konsolosluğunu işgalden sonra bugün bu konuyla ilgili olarak avukatlarla bir görüşme gerçekleştirdik. Avukatlarr bize bu konu üzerine genel hukiki bilgiler verdiler. Bu eylemden dolayı bizi başka ülkenin topraklarına izinsiz girmek, bir yere izinsiz girmek ya da polise karşı şiddet kullanmaktan yargılayaaklarmış. Bu tip yagılamaların karşılığı burada pek hapis cezası olmuyomuş. Bu tip durumlarda genellike para ezası veriyorlarmış.

Avukatlar bu gün bizlere geniş bir hukiki bilgi verdiler. Burada karşılaşacağımız herhangi bir polis kontrolü sırasında neler yapabileeğimize dair bizleri bilgilendirdiler. Olası bir polis konrolü sırasında haklarımızın neler olduğunu anlattılar. Polisin isim ve doğum tarihi dışında bir bilgi alma hakkı bulunmuyormuş. Polis yalnıza kimlik tespiti yapmakla yükümlüymüş. Herhangi bir gözaltı durumunda hukiki destek veren avukat grupları var. Olası bir gözaltı sırasında belirlenmiş telefon numaralarını aradığımız zaman onlar bizimle ilgili hukiki işlemleri yapıyorlar.Üzerimizdeki eşyalarla ilgili bir kağıt imzalatıyorlar, bu kağıdı imzalarken altına bir çizgi çekmemiz faydalı olur, çünkü polis sonradan kafasına göre malzeme ekleyebilir.

Olayda göz altına alınmamış birinin polis şiddetine karşı dava açması her zaman sorun teşkil ediyor. Çünkü bu durumlarda genellikle polis karşı dava açıyor ve dava açanın aleyhine işletiliyor hukiki süreç.

Nijerya konsolosluğunun işgali sırasında göz altına alınan arkadaşlardan yaralananlar ve hastanelerde tedavi görenler oldu. Şimdi biz çerçevesini genel toplantıda belirleyerek pollisler hakkında ne tür suç duyurusunda bulunacağımızı kararlaştıracağız. Polislerin vahşice bizlere saldırması kameralar tarafından tespit edildi ve bu şiddete bir çok insan gözleriyle tanık oldular.

Bu günkü genel toplantımıza başlıyoruz. Bu toplantımız kriz toplantılarımızdan ikincisi olacak. Biz daha çok fiili eylemlerimizi nasıl devam ettireceğimiz üzerine tartışmalar yapacağız. Aynı zamanda giden arkadaşların geri gelmeleri için neleri yapabileceğimizi konuşacağız.
Şimdi yeni gruplar oluşturmaya başlayacağız. Eylem komitesi, medya komitesi ve irtibat komitesini yeniden kuracağız.

Giden arkadaşlarımızın geri gelmesi üzerine çeşitli görüş ve öneriler sunuyoruz. Onlarla irtibatı kaybetmek istemiyoruz. Ancak onların şu anda nerede olduklarını bilmiyoruz. Yalnızca bugün açlık grevine başlayacaklarını biliyorduk. Ama aldığımız son haberlere göre bu gün başlamamışlar. Herhalde iki gün sonra başlayacaklar.

Giden arkadaşlarımızla yaşadığımız taktik ve politik ayrılığın ayrıntıları ortaya çıkıyor. Bizi bu ayrılığa götüren şey aslında talepler listesine dördüncü maddenin eklenmesiyle pratik olarak ortaya çıktı. Bunun yanında ayrılığa götüren süreç yalnızca eylem yöntemleri üzerinden şekillenmedi. Aynı zamanda işleyiş, hiyerarşi ve şeffaflık noktalarında da çeşitli farklılıklar vardı. Biz bu farklılıklara rağmen buraya kadar birlikte yürümeyi ve dışımızdaki tüm renkleri bir arada yürütmeyi başardık.

Konaklamış bulunduğumuz çadırların bulunduğu alanın daha dikkatli bir şekilde kullanılması üzerine konuşuyoruz. Direniş amacı dışında burayı salt eğlenme alanı olarak kullanmak doğru değil. Direnişimizi sekteye uğratacak, bir eğlence merkezi görünümü vermekten uzak durmalıyız. Şimdiye kadar bu konuda direnişi sekteye uğratacak ciddi bir olay olmadı. Ama biz gene de biraz daha dikkatli olmak zorundayız. Ama diğer yandan insanları kontrol altında tutmak onları bizim anlayışımıza göre yönlendirmeye çalışmak doğru değil. Bu iş bir gönüllülük işidir. Direnişin en geniş kitleler tarafından sahiplenilmesi insanları sıkmadan, onlara bir dayatmada bulunmadan bu direnişimizi sürdürmek zorundayız.

Direnişçiler olarak kendi içimizde yürüttüğümüz tartışmaları anında her kesle paylaşacak kadar güçlü hissediyoruz kendimizi. Sorunlarımızı gizlemiyoruz. Sorunsuz hiç bir hareket olmaz. Hata yapmayan insanlar vardır. Ama o insanlar ölü insanlardır. Ölmüş olmayan insanlar, özellikle mücadele eden insanlar her zaman hata yapabilirler.

Bu yazıları okuyanlar düzenli bir akış aramasınlar çünkü bunu yapacak zaman yok. Bu yazılar direk pratiğin ve direnişin içinden yazılan yazılardır. Bu nedenle paragraflar arasında çeşitli bağlantı kopuklukları olabilir.

Bu direnişin en önemli ayaklarından biri. İnternet aracıanın kullanılmasıdır. Bizi destekleyen gruplar içinde bizim direnişle ilgili çeşitli rekabet ve yarışmalar oluyor. Ama bu durum bizim pratiğimiz karşısında çok fazla etkili olamıyor. Eylemin gücü tüm elektronik aygıtların yarattığı bulanıklığı bir anda yırtıp atabiliyor.

Bizim iki taktik etrafında iki bölüğe ayrılmış olmamız bizlerden çok bizi destekleyen internet gruplarında bir çalkalanma yarattı. Bizim haberimiz bile olmadan bizim üzerinmizden bir biriyle rekabet eden internet grupları oluşmuş durumda. Biz pratik direnişçilerin çoğunluğu Avrupa dillerini bilimiyorlar. Bu nedenle internet alanı daha çok bizim dışımızdaki kesimler tarafından gerçekleştiriliyor. Ama bizim her gün ne yaptığımıza dair bir mücadele deneyimi edinmek isteyen insanlar bunu direk pratiğin içinden yazılan bu günlüklerden okuyabilirler. Biz dışardan tarih yazmıyoruz. Başkaları adına atıp tutmuyoruz. Kendimiz yapıyoruz ve kendimiz yazıyoruz. Kimse bizim adımıza bir tarih yazma hakkını kendisinde görmesin. Artık aslanların yazdığı resmi tarih anlayışlarından kopmak istiyoruz. Kendi tarihimizi ve kendi teorimizi kendimiz oluşturabiliriz.

Bizi işgalle yargılayacaklarmış. Ama burada işgali yapan kimdir ve işgalin anlamı nedir gibi sorular akllara geliyor. Bizim yaptığımız bir işgaldi evet. Ama bu, işgalcilerin işgaliydi. Onlar, sermaye sahipleri olarak yıllardan beri her yeri igal ediyorlar. Onların bu işgalleri sonucunda savaşlar meydana geliyor. Bu savaşlardan ve diktatörlüklerden kaçan insanlar Avrupa’ya göç etmek zorunda kalıyorlar. Bizim yaptığımız işgal işte bu haksız işgallerin işgal edilmesiydi. Biz, haksız savaş çıkaranları, sömürgecilik yapanları işgal edip onların sömürgeilik işgallerini işgal ederek durdurmaya çalışıyoruz.

Bizim mahkemelerimiz yok. Onlar bizi işgalden yargılayacaklar. Biz ancak onların igalciliklerini suç üzeri yakalamak için işgal ediyoruz. Her kavramda olduğu gibi işgal kavramının da bir sınıfsal anlamı var. Sömürenler için işgal farklı bir anlam taşıyor, sömürülenler için ise işgal kavramı farklı bir anlam taşıyor. Biz gerçekleştirdiğimiz işgal ile kimseyi sömürmedik, kimsenin yaşadığı mekanlara bomba atmadık. Kimsenin üzerinde diktatörlük kurmadık. Tam tersine sömürgecilik yapanları, haksız savaş çıkaranları ve insanları savaş ve diktatörlük ortamlarına zorla gönderenleri işgal edip, onların bu haksız uygulamalarını teşhir ettik. Bu nedenledir ki onların koruyucu gücü olan polisler bize karşı azgınca saldırdılar.

Biz yargılamalarımızı böyle yapıyoruz. Hukuk yöntemlerini çok fazla bilmiyoruz, aslında çok da umursamıyorıuz. Zira biz Nijerya konsolosluğunu işgal etmeye giderken başımıza hangi hukiki risklerin geleceğine dair hiç bir fikir yürütmedik. Bunu düşünmeye hiç zaman ayırmadık. Zorla iade edilmek istenen insanlarla dayanışmak için gittik ve orayı işgal ederek suç üstü yakaladık. Bizim yaptığımız bir suç değildir. Bizim yaptığımız suçluları suç üstü bastırmaktır.

Giden arkadalarımıza karşı genel kitlede bir tepkisellik oluşmuş durumda. Onlarla birlikte paaralel bir mücadele yürütmeye sıcak bakmayan insanlar var. Ama bu tutum bizim mücadelemizi ve etki gücümüzü zayıflatan bir niteliğe sahiptir. Bundan sonra da mücadeleyi hep birlikte omuzlamamız gerektiği noktasında burada bulunan insanları ikna etmek çok zor oldu. Ama sonunda o arkadaşlarımızla birlikte mücadeleyi devam ettirmemiz noktasında bir öneriyi kabul ettirebildik. Biz bir kominikasyon komitesi kuracağız ve diğer eylem güçleriyle yapılacak görüşmeleri bu komite aracılığıyla gerçekleştireceğiz. O arkadaşlarımızla da görüş alışverişi, eylem birliği gibi iişleri bir arada götürmek için bu komitemiz çalışacak.

Bakalım bu fiili durum bize nasıl bir mücadele deneyimi kazandıracak. Daha işin başındayiz. Bundan sonraki gelişmeleri tahmin etmek zor. Ama biz sınıf mücadeleleri tarihinde şimdiye kadar olan deneyimlere yeni halka kattığımızın farkındayiz. Çelişkiler ve bu çelişkilerin çözüm yöntemleri üzerinden de bir deneyim olacak bu durum bizim için.

19.10.2012
Turgay Ulu
Berlin

Local group: 
Language: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
31
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate