No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

İŞGALDEN SONRA

Berlin, 16.10.2012

Berlin'de gerçekleştirdiğimiz en az 7 bin kişilik büyük yürüyüşden iki gün sonra Nijerya konsolosluğuna düzenlediğimiz işgal eylemi oldukça yankı yaptı. Her kes bizim yapmakta olduğumuz eylemliliklerin salt mülteci sorunlarıyla ilgili olmadığını anlamış bulunuyor. Zira dünya toplumunda yaşanan her sorunun altından kapitalist sistem çıkıyor. İzolasyon, sınır ve şiddet, doğanın tahrip edilmesi, kadınların aşağılanması, savaşlar, göç ve mültecilik sorunlarının hepsinin sorumlusu kapitalist sistemin gündelik işleyiş yasalarıdır.

Bu günlerde toplumun geniş bir kesimi bizim eylemlerimizi konuşup değerlenidiriyor. Gerek basında çıkan haberler gerekse bizim direk birinci ağızlardan dinlediğimiz değerlenedirmeler oldukça olumlu yönde. Bizim eylemlerimizin haklılığı yönündeki görüşler öne çıkıyor.

Bu günkü toplantımıza öğleden sonra başlıyoruz çünkü dün gece insanlar oldukça yorulmuşlardı. Bu gün her kes biraz dinlenmiş olarak toplantıya gelmiş oldu. Her gün olduğu gibi bir moderatör, konuşmak isteyenlerin isimlerini sırayla, alt alta yazıyor. Konuşulması gereken konu ve öneriler bir listeye yazılıyor.

İlk başlık olarak finans grubu bir rapor sunacak. Finans grubu, harcanan paralarla ilgili faturalara ihtiyaç duyuyor ki nereye ne kadar para harcandığını tespit edebilsin. Bugüne kadar yaklaşık olarak 40 bin euro toplandı. Bizim yürüyüş kolu ve otobüs seferi için yapılan harcamalardan sonra, şu anda genel hesapta 19 bin euro kalmış bulunuyor. Protesto yürüyüşümüzün paraları Karawane Hamburg grubunun banka hesabında bulunuyor.

Bu günkü toplantıyı her kese açık yapıyoruz. Bundan sonraki günlerde ne tür mücadele yöntemlerini hayata geçireceğimize dair her kesin görüşlerini alacağız. Biz mülteciler olarak zaten önceki toplantılarda tartışmalar yapmıştık. Bir sonuca vardırmadığımız çok sayıda görüş ve öneriler ortaya çıktı. Şimdi diğer destekçilerin görüş ve önerilerine de başvuruyoruz. Şimdi insanların ne tür görüş ve öneriler yapacağını şimdi öğrenmiş olacağız.

Dünkü eylemlerimizde hem devletin yaklaşımı ve yöntemlerini bir ölçüde açığa çıkartmış olduk. Ama hem de aynı zamanda bizim duruşumuz ve huylarıımızla ilgili devlet bir sınama yapmış oldu. Karşılıklı güçler birbirlerini sınamış oldular. Her kes buradan bir gelecek projesi geliştirecek.

Daha önceki toplantılarımızda da konuştuğumuz gibi, toplantılarımızın uzamaması için ülke ve dil grupları genel görüşleri toplantıya getirsin ve böylece toplantılarımızın aşırı uzamasını önleyelim önerisi geliyor gene. Bu konu üzerine daha önce de çok sayıda konuşmuş olmamıza rağmen henüz pratik olarak bunu hayata geçiremedik. Çünkü her zaman tercüman bulmak pek mümkün olmuyor. Biz ancak her gününü eylemlere verenler olarak gene işleri götürmek zorunda kalıyoruz. Diğer insanların her zaman disiplinli olarak bize tercümanlık için gelmeleri söz konusu olmuyor. Onlar ancak boş zamanlarında ve düzensiz bir şekilde toplantılarımıza iştirak ediyorlar.

Gelecek taktiklerimiz için bir öneri var. Önceden de düşünmüş olduğumuz gibi, ulaşabildiğimiz mülteci kamplarına ziyaretler düzenlemeyi düşünüyoruz. Bütün mülteci kamplarıyla bağlantı kurmak ve onları buraya getirebilmek için bir liste oluşturduk. Bu listeye her kes tanıdığı ve bildiği mülteci kamplarında kalan mültecilerin adlarını ve telefon numaralarını yazıyor. Onlarla bağlantı kurup buraya gelmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

Dünkü işgal eylemimizle, eylemler zincirimizin yeni aşamasına geçmiş bulunuyoruz. Karşı çıktığımız ve itiraz ettiğimiz yasa ve uygulamalara karşı fiili bir müdehaleye girişmiş olduk. Dünkü eylemimiz iadelere karşı bir fiili müdehalemizdi. Direk iade işlemlerinin gerçekleştirildiği binayı bastık ve onları suç üstü yakaladık. Yaptıkları insanlık dışı uygulamaları deşifre edip engellemeye çalıştık. Tam da bu nedenledir ki polisin tavrı oldukça sert oldu. Çünkü biz onların kurmuş olduğu düzeneye ot tıkamaya çalıştık.

Mülteci kamplarına gerçekleştirmeyi düşündüğümüz ziyaretlerle ilgili olarak, buraya gelmeyenlerin bu şi yapması yönünde bir öneri geldi ama bunun nasıl gerçekleştirileceğini henüz planlamadık.

Biz, daha önce gerçekleştirdiğimiz mültecilerle sınırlı olan toplantılarda tartıştığımız ve planladığımız eylem türlerini diğer aktivistlere açıkladık. Değişik yerlere lokal çadırlar açmayı, resmi kurum ve kuruluşlara karşı yürüyüşler yapmayı ve açlık greviyle ilgili yaptığımız tartışma ve önerileri onlara açıkladık. Onlardan da kendi önerilerini sunmalarını istedik.

Dünkü sert eylemlerimizden sonra biz akşam gözaltına alınan arkadaşları alıp, tanvayı işgal ederek geri dönerken tren istasyonunda bir grup arkadaşa kimlik kontrolü .yapılmış ve onların kimliklerine el konulmuş.

Dün gerçekleştirdiğimiz işgal eylemiyle ilgili bazı eleştiriler var. İnsanlar bu eylemden haberdar olmadıklarını söylediler ve bu konuda bizi eleştirdiler. Fakat dünkü eylem biraz ani gelişen bir eylem oldu. Biz Nijeryalıların iade edileceği haberini alınca burada bulunan elli kişilik bir grup olarak gittik ve Nijerya konsolosluğunu işgal ettik. Her kese önceden haber verme şansımız yoktu çünkü zaten kararı aniden aldık gittik. Haberleri çevre güçlere yaymak ancak polis bizi kuşattığı anda oldu. Ulaşabildiğimiz yerlere telefonla ve ya internetle haber verdik. İnsanların bu haberleri alıp buraya gelmesi ancak akşam üzeri bir vakitte oldu. Gelen bu kitleyle de tutuklanan arkadaşlarımızı geri alma eylemlerini gerçekleştirmiş olduk.

Dünkü eylemlerimiz sırasında Türkiyeli solculara da haber gönderdik ve az sayıda insan eylemlerimize katılım sağladılar. Onlardan bir kısmı bizim eylemlerimizin karmasışık olduğu ve kimin yönetip yönetmediğine dair belirsizlik durumunun olduğunu ifade ettiler. Onlar biçimsel hiyerakşik işleyişe alıştırmışlar kendilerini. Birilerinin talimat verip birilerinin uyguladığı bir yöntemden başka yöntemler onlara yabancı ve anlaşılmaz geliyor. Evet bizim eylemlerimizde bir şef yok. Biz tüm kararları toplantılarda alıyoruz. Eylemimizi yöneten bir birey yok. Toplantımızdaki moderatör her gün bir başkası oluyor. Zorunlu olarak İngilizce bilen biri oluyor çünkü insanların çoğunluğu İngilizceden anlıyorlar. Tüm konularda her kesin fikir ve önerilerini alıyoruz. Her birey bizim eylemimizin planlayıcısı ve uygulayıcısı durumundadır. Yerleşik kültürel yapılar bazen bu işleyişlerimizde totaliter görünümlere yol açıyor ama biz bu durumu gene tartışarak, eleştiri özeleştiri yöntemini kullanarak birbirimizin politik gelişmesine katkıda bulunuyoruz.

Aslında bizim eylemlerimiz uzaktan göründüğü kadar düzensiz ve plansız değil. Biz bu özgürlük yürüyüşünü başlatmadan önce aylarca geniş toplantılar düzenledik. Yollarda karşılaşabileceğimiz her olasılığa karşı altarnatif çözüm yöntemleri üzerinde tartıştık. Bir kişinin düşünüp talimat verdiği bir yöntemle biz bu eylemi başamazdık. Çok sayıda insanın bu eylemin öznesi olmasını sağlama yöntemi oldukça yaratıcı işleyişlerin ortaya çıkmasını sağladı. Hiç aklımıza gelmeyecek yöntem öneermeleri oldu. Ya da kendiliğinden insiyatif kullanan insanlar çeşitli malzemeler bulup eylemlerimizi etkin kıldılar. Hiç bir alanla ilgili tek bir kişi düşünmnüyor. Biz her şeyi komite biçiminde yapıyoruz. Basın, eylem, materyal, teknik işler, mutfak, irtibat vb. tüm alanlarla ilgili çok sayıda insanın içinde yer aldığı komiteler kurduk ve tüm işleri bu komüteler yapıyor. Daha sonra herkesin katıldığı toplantılar düzenliyoruz ve bu toplantılarda her kes yaptığı işlerle ilgili bilgilendirmeler yapıyor, eksik ve yanlışları ortaya koyup karşılıklı olarak sorunları çözme yöntemini uyguluyoruz.

Mesela şu anda toplantıyı koordine eden iki kişi, aramızdaki en genç insanlardan oluşuyor. İnsanların hangi konu üzerinde konuşmak istediklerini sorup arkadaki kartonlara bu konuları başlıklar halinde yazıyorlar. Daha sonra bu başlıklardan hangisinin önce tartışılması gerektiği üzerinde oylama yapıyoruz ve hangi konu öncelikli olarak görüşülmek isteniyorsa o konuyu gündeme alıp insanlara söz hakkı veriyoruz. Böylece hem hiç böylesi deneyimi olmayan insanlar bir deneyim kazanmış oluyor hem de her kes gelecek planlaması ile ilgili sorumluluk alıp öneri sunuyor.

Berlin şehrinde değişik ülkelerden gelmiş olan devrimciler var. Ama bunların çoğunluğu entegre olmuş durumda. Onların çoğunluğu kapitalst sisteme entegre olmuşlar. Onların artık devrimci çalışma yürütmek gibi bir kaygıları kalmamış. Artık onların ilgi alanları değişmiş. Devrimci sohbetler de bir nostalji olarak onların gündemine geliyor. Hepsinin durumu aynı değil tabii ki ama çoğunluğun durumu budur. İşte biz bu nedenle taleplerimizin içine pasaport gibi bir madde eklememiştik. Çünkü pasaport alanların dünya görüşleri ve gündelik yaşamları artık bambaşka şeyler oluyor ve biz bunları görüyoruz. Trajik bir manzara görüyoruz. Hapishanede çok sol tutumlar içinde olanlar, örgüt temsilciliği yapanlar buralarda süt dökmüş kediye dönmüşler. Aslında onlar o zamanda bir bürokrasi ve aristokratlığı temsil ediyorlardı. Şimdi de bürokrat ve aristokrat bir hayat sürüyorlar. Gerçekte bürokrat ve aristokrat olabilecek bir ekonomik hayata sahip değiller ama bu bir kültürel şekillenme.

Biz en alttakiler ve kaybedecek hiç bir şeyi olmayanlar, her zaman olduğu gibi gene çeşitli maskelere bürünmüş olan bürokrat ve aristokrat solcuları deşifre ediyoruz. Takabilecekleri bir maske bulmakta zorlanıyorlar.

16.10.2012
Turgay Ulu
Berlin

Campaign: 
Language: 
Local group: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
31
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate