You are here

DİRENİŞİMİZİN BAŞKENT AŞAMASI

Berlin, 7.10.2012

Dün başkent Berlin'deki Kreuzberg'e geldik. Buradaki arkadaşlarımızla kucaklaşıp hasret giderdik. Coşkulu sloganlarımızı attık. Çok sayıda basın mensubu gelmişti. Almanca ve ingilizce bilen arkadaşlarımızla röportajlar yaptılar.

Dün biraz ıslanmıştık, buna rağmen günlük programımızı işletmeyi sürdürdük. İlk büyük toplantımızı dün gerçekleştirdik. Gece buradaki devimcilerin ve anti kapitalistlerin evlerinde duş yaptık. Bu sabah yeniden büyük çadırda toplantımızı kaldığı yerden sürdürüyoruz. Bulunduğumuz park alanında birçok çadır var. Yemek işlerinin yapıldığı çadır, toplantı çadırı, yatma çadırları, bilgilendirme çadırı gibi çadırlar var. Seyyar olarak kurulmuş çadırlar var.

Bugünkü toplantımızın iki konusu var. Birincisi; biz toplantı çadırına girerken içerde bir Filistin bayrağı vardı. Akşam bu bayrağın kaldırılıp kaldırılmamasını konuştuk fakat bir karara bağlamadık. Bugün tartışmaya devam ediyoruz. Diğer bir konu da önümüzdeki direniş döneminin planlamasıdır.

Filistin direnişini elbette ki destekliyoruz. Ama buraya her direniş ulusunun bayrağını asarsak çadırda yer kalmaz. Kürdistan, Kolombiya, Tamil ya da başka bir yığın bayrak asılabilir, o zaman çadırda yer kalmaz ve bu direniş özgülünde bu tip bir şeye gerek yok. Bizler değişik ülkelerden gelmiş olan mültecileriz ve bizi destekleyen anti kapitalistler, anti faşistler var. Direnişimiz enternasyonal bir direniştir. Zaten bizim enternasyonal içerikli bayraklarımız var. On dilde yazılmış olan "özgürlük" bayrağımız var. Aynı zamanda diğer izolasyon ve kapitalizm karşıtı pankartlarımız var. Bunların bir kısmında imza yok, bir kısmında da bizim direnişimizi ifade eden imza ve simgeler var. Ayrıca bir ulusu öne çıkaran bayrağın asılmasına gerek yoktur. Çoğunluk da yukarıda belirttiğimiz görüşlere benzer görüşler sundular. Bayarağın kaldırılmasını isteyenlerden üç kişiye söz hakkı verdik ve bayrağın kaldırılmasına karşı olanlardan da üç kişiye söz hakkı verdik. Şu anda çoğunluk olarak bu bayrağın kaldırılması görüşü öne çıkmış bulunuyor.

Toplantının çok uzamasını göze alıyoruz. Toplantıda her kes görüşünü özgürce ifade edebiliyor. Yalnızca zamanın aşırı uzamasını önlemek için her kesin belli bir süre içinde görüşünü belirtmesini sağlıyoruz. Çünkü çeviri işiyle çok zaman yitiriliyor. Hem her kesin özgürce görüşünü ifade etmnesini sağlamak istiyoruz. Ama aynı zamanda da zamanı verimli kullanmaya çalışıyoruz. Tartışmanın sonunda oylama yapacağız ve buna göre bir karar alıp uygulayacağız. Bu taplantılar bizim için aynı zamanda bir eğitim çalışması özelliği taşıyor.

Direniş alanımızda daha önceden hazırlamış olduğumuz direnişimizn sloganlarının yazdığı pankartlar ve kızıl bayrak üzerine çizdiğimiz yumruk simgesi olacak. Tabi ki on dilde yazılmış olan ve hepimizin ortak ideali olan "özgürlük" yazan bayrak olacak. Diğer ulus içerikli ya da grup içerikli bayrak ve pankartları kaldıracağız. Çoğunluğumuz bu görüşü savunuyoruz.

Bu bayrağın buraya asılması şu anda sürmekte olan toplantımızın uzamasına yol açıyor ve gereksiz yere ulusçu reflekslerin öne çıkmasına yol açıyor.

Toplantıda zamanı verimli kullanmak için bazı el işaretleri belirledik. İtiraz etmeyi, desteklemeyi ifade eden el işaretleri belirledik ve alkışlamak yerine ellerle yapılan bir işareti koyduk ki fazla zaman kaybı yaşamayalım.

Direnişimizin etki alanı genişliyor. Avusturya'da; "mültecilerin Almanya'da ortalığı karıştırdığı ve Berlin'e kadar yürüyüş yaptıkları"na dair haberler çıkmış. Dün ve önceki günkü basından kısa bir zamanda inceleyebildiğimiz kadarıyla Türkiye'deki Millyet, Sabah gibi büyük gazetelerde haberler çıkmış. Reuter haber ajanasında haberler çıkmış. Haberlerin bir kısmı bizi karalayan haberler olsa da biz etki alanımızı genişletmeye devam ediyoruz.

Bizim direnişimiz, bu aşamadan sonra sadece Almanya ile sınırlı bir eylem olmaktan çıkmış bulunuyor. Hollanda'da bizim eylemimize benzer bir eylem başladı. Almanya'daki mültecilerin tüm yasak ve sınırlamaları fiilen kırdıkları ve izolasyona karşı yürüdükleri yönünde haber ve bilgiler dünyanın her yerine yayılıyor.

13 Ekim'de gerçekleştirneyi düşündüğümüz büyük protesto eylemi için diğer kamplardan insanları buraya nasıl getirebileceğimizi tartışıyoruz. Bir eylem yöntemi olarak buradaki yabancılar şubesinin önünde bir masa açmayı ve eylem çağrısı yapmayı düşünüyoruz.

Ayın 27'sinde Fransa'daki Kağıtsızlar hareketinin genel bir toplantısı olacak. Biz buradan onların Brüksel'de yapacakları toplantıya bir temsilci ya da ekip gönedrmeyi düşünüyoruz.

Önümüzdeki süreçte neler yapabileceğimize dair tartışmalarımız devam ediyor. Direnişimize son istasyonlarda katılan mültecilerden birisi, önümüzdeki mevsimin kış olduğunu ve yapacağımız eylem biçimlerinin hızlı bir bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Şimdi ne tür eylem yöntemlerini hayata geçirmemiz gerektiğini tartışıyoruz.

Berlin'deki direniş çadırına elli altmış kadar yeni mülteciler gelmeyi düşünüyorlarmış. Bir kişi onların buraya gelmesi için gerekli olan maddi giderlerin karşılanıp karşılanmayacağını soruyordu.

Bütçede belli bir para var. Buradaki insanların gündelik giderlerinin karşılanması için bu paralar harcanıyor. Ancak gelme imkanları olmayanların en azından grup bileti alarak gelmelerini ve bu biletlerin tutarı kadar kendilerine ödeme yapmayı düşünüyoruz. Her kesin tüm ihtiyaçları için bütçedeki paradan harcama yaparsak bu sefer çok kısa sürede bu paralar tükenebilir. Bu nedenle bütçedeki parayı tutumlu harcamak zorundayız.
7.10.2012
Turgay Ulu
Berlin

Language: