No War - No Refugee
No NATO - No Refugee

Country Information

Here you find background information on Guinea, Iran, Kurdistan, Türkei.

You are here

Faşizm Ve Irkçılık Bütün Biçimleriyle İnsanlığa Karşı Caniliktir!

Alman medyası günlerdir Zwickau /Thüringen eyaletinde ortaya çıkan Neonazi terör örgütünü haber yapıyor. Nasyonalsosyalist Yeraltı (Nazionalsozialistischer Untergrund-NSU) isimli ırkçı-faşist bir örgütlenmenin tam 13 yıldır ‘gizlice’ toplumu terörize ettiği nihayet ortaya çıktı.

Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe’den oluşan bu terör üçlüsü kısa bir süre önce her şey ortaya çıkana kadar hunharca göçmenleri katlediyor, şehirlerde semtleri bombalıyor, bankaları soyuyor, bir kadın polisi öldürüyor ve yangın çıkarıyorlardı. Bütün devlet makamları da seyrediyordu. Şimdi herkes böylesine ‘akıl almaz’ şeylerin nasıl olabildiğini ve bir daha olmaması için neler yapılması gerektiğini hummalıca tartışıyor. Ama ortada cevapsız yüzlerce soru var. Mesela neden 10 göçmenin seri halinde katledilmesinin araştırmaları başarısız sonuçlandı ve örtbas edildi? Neden o kadar ipuçları olmasına rağmen zanlılar neo-faşist kesimler içinde aranmadı? Nasıl oldu da faşist terör örgütü -devlet güvenlik mensuplarının da aktif desteği ile- onlarca yıl çok iyi organize olarak gizlenebildi ve canice hareket edebildiler? Bunlara devlet içinde kimler nasıl yardım etti? Bu faşist terör çetesi nasıl oldu da sadece gizli servislerin sahip olabildiği pasaportları alabildiler? NSY örgütünün hesabında açığa çıkmamış daha başka hangi suçlar var?
Bu soruları sonsuza dek çoğaltmak mümkün. Lakin canice katledilenler artık asla geri getirilemez. Hunharca katledilenlerin aileleri, yakınları ve kısaca bütün bir toplum bütün gerçekleri en küçük detaylarına kadar öğrenme hakkına sahip ve bütün sorumluların gerçek adalet karşısında hesap vermesini bekliyorlar.

Sanki ‘hukuk dışı hareket alanı’ içinde cereyan eden bu olaylar, yıllardır alarm verircesine gelişen ırkçı saldırganlıklar Alman anayasayı koruma örgütünün 2010 yılı raporunda vicdansızca bir ifadeyle ’Almanya’da sağ terör yapılanmaları yok’ şeklinde tarif edilerek sinsice örtbas ediliyordu. Artık her şey o kadar açık ki, Alman devleti bu faşist paramiliter örgütlenmelerin çıktığı ırkçı ortamları ve yapılanmaları vergilerimizden ayrılan örtülü ödeneklerle finanse ediliyor. Öylesine ileri gidiliyor ki; bu en ırkçı kesimler içinden devletin ve büyük sermayenin emrine amade olan ‘Anayasayı koruma memurları’ bulunuyor ve bunlar hiç bir hesap verme işlemine tabi tutulmadan faşist terör örgütlenmelerini düzenli inşa ediyor ve saldırganlıklarını yoğunlaştırıyorlar.

Biz anti-faşistler olarak daima dillendirdik ki, faşizm canice bir insanlık suçudur ve böylesi suçlar nerede olursa olsun toplumsal ve politik uyanıklık sayesinde cesurca açığa çıkarılmalı, kalıcı bir şekilde mücadele edilmeli ve adilce hesap sorulmalıdır. Sadece Neonazi motifli suçlar canice değil, aynı zamanda eylemsiz ve sorumsuzca her şeyi seyreden ve toplumdaki ırkçı boyutlanmayı inkar eden hükümetler, politikacılar, idare kurumları ve sivil toplum örgütlenmeleri de bu sonuçtan sorumludurlar. Yalnızca açıktan gelen ırkçılık değil, örtülü ve dolaylı olan ırkçılık asıl tehlikedir. Ayrıca Avrupa’da gelişen kurumsal ırkçılık ve devletsel ırkçılık zannedilenden daha derin ve işlevseldir. Dolaysıyla bu yalın gerçekler baz alınarak şimdiye kadar olduğundan daha kalıcı mücadeleyle bu tahripkar ideolojiler büsbütün bertaraf edilmelidir.

Ve şimdi artık her şey es kaza ortaya çıkmışken ve halkın güvenliğinden ziyade sadece devletin güvenliğini düşünen sistem partilerinin sözcülerince, hükümet ve devlet yetkililerince kitleleri aldatmak için timsah gözyaşları dökülüyor ve adeta günah çıkartılıyor. Bu skandal inkarcıları gizlediği bir çok gerçeği ortaya çıkardı. Savaş sonrası Almanya’sında sermaye güçleri, devlet güvenlik birimleri, hükümet makamları ve politik partiler toplu bir koro halinde ırkçı ve faşist yapılanmaları aleni veya örtülü yöntemlerle hoyratça desteklediler ve katilleri sürekli besleyip büyüttüler. Şimdilerde ise suç üstü yakalanmanın telaşı içinde kurnazca yeni manevralara başvurarak inkar politikalarına bir başka biçimde devam etmek isteseler de bunu asla başaramayacaklar. Irkçılık ve faşizme karşı kalıcı, adil ve kazanıcı bir mücadele yürütülmeden ve herkesin eşit haklar temelinde birlikte yaşamasını sağlayan alternatif toplumsal formasyonlar oluşturulmadan kalıcı adalet ve barış asla sağlanamaz! Bu nedenle biz ATİF olarak bir kez daha talep ediyoruz.

Neonazi terörünü, ırkçılığı ve faşizmi durdurun!
Faşist partiler, örgütler ve NPD derhal yasaklansın!
Yaşasın halkların kardeşliği ve enternasyonal dayanışma!

E-Mail: atif_almanya(et)yahoo.de

Language: 
Local group: 

Der Kampf von Flüchtlingen braucht Geld!

Die Karawane ist maßgeblich auf Spenden angewiesen. Unsere Organisation besteht überwiegend aus Flüchtlingen, die (wenn überhaupt) nur über sehr geringe finanzielle Mittel verfügen. Aus diesem Grunde haben wir 2008 den „Förderverein Karawane e. V.” gegründet. Unser Verein ist als gemeinnützig anerkannt und kann deswegen auf Wunsch Spendenquittungen ausstellen, so dass sie steuerlich absetzbar sind. Wenn bei der Überweisung die Adresse mit angegeben wird, verschicken wir die Spendenbescheinigung automatisch spätestens am Anfang des Folgejahres.

Kontakt: foerderverein(at)thecaravan.org

Unsere Bankverbindung lautet:
Förderverein Karawane e.V.
Kontonummer
: 40 30 780 800
GLS Gemeinschaftsbank eG
BLZ: 430 609 67

IBAN: DE28430609674030780800
BIC: GENODEM1GLS

Events

M T W T F S S
 
 
 
 
 
1
 
2
 
3
 
4
 
5
 
6
 
7
 
8
 
9
 
10
 
11
 
12
 
13
 
14
 
15
 
16
 
17
 
18
 
19
 
20
 
21
 
22
 
23
 
24
 
25
 
26
 
27
 
28
 
29
 
30
 
31
 
 
 
 
 
 
 

Syndicate

Subscribe to Syndicate